0224 711 21 04

Dönmeyi Düşünmeyenlerin Destanı

103 yıl önce 253 bin şehit vererek yazılan bu şanlı destana kanlariyla imza atan anlı öpülesi mehmetçiği Rahmet, Minnet ve dualarla anıyoruz.

Çanakkale Zaferi bir milletin mazlum milletler adına sömürgeci batıya karşı verdiği şerefli bir direniş ve zafer abidesi olarak 103. yıldönümünde de
Rahmet, Minnet ve Dualarla anılıyor. Destanlar yazılan Çanakkale’de Osmanlı’nın büyük devletlere yenileceğini düşünen Rusya, İngiltere, Fransa gibi devletler kendi cenaze namazını kılarak şehitlik mertebesine koşan 253 bin Türk askerinin müthiş savunmasıyla bozguna uğratıldı. Bugün ülkelerindeki savaş nedeniyle evlerini, vatanlarını terk etmek zorunda kalan, hayatlarını kaybeden Suriyeliler, 103 yıl önce Çanakkale Savaşları sırasında, Osmanlı ordusu içinde vatan savunması için canlarını ortaya koymuştu. Halep’ten 1009 Lazkiye’den ise 85 şehit ile Suriye, Çanakkale’deki şehit sayısı ile İslam ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor.
15’LİLER CEPHEYE GİTTİ
Sultan V. Mehmed Reşad’ın iradesinden sonra Harbiye Nezareti de bir tebliğ yayınlayarak, 1314 (1896) doğumluların, yani 19 yaşındakilerin henüz askerlik hizmetine çağrılmamışları ile 1315 (1897) doğumluların, bedenleri gelişmiş, harbe elverişli ve silah kullanmaya kabiliyetli olanlarından müsait bulunanların da kıtalara teslim olmalarını istemişti. Bu çağrı üzerine, tahsilleri ve hayatlarının henüz başındaki bu yeni yetme gençleri, vatanın kendilerinden beklediği vazifeyi ifa etmek azim ve inancıyla silâhaltına koşmuşlardı. Çanakkale Savaşları’nda 10 bin üniversiteli, 7 bin liseli şehit olmuştu. 45 kiloyu bulan herkesin asker olarak alındığı, kaynaklarda çoğunun adı geçmese de pek çok kadın askerin de savaşta yer alarak şehit olduğu belirlenmiştir.
Bu savaşlarda Bursa 6 bin 121 şehit, Kastamonu      5 bin 160 şehit, Konya 4 bin 787 şehit, Ankara 4 bin 219 şehit, Balıkesir ise 4 bin 43 şehit, Konya 2 bin 732 evladını şehit verdi. Türkiye genelinde ise şehit sayısı 109 bin 774 olmuştu. .
İSLAM MEDENİYETİNİ YIKMA SAVAŞI
Çanakkale’yi anlamak için 1. Dünya Savaşı’nın bilinmesi gerektiğini dile getirerek, “1. Dünya Savaşı İslam medeniyetini yıkma savaşıdır. Aslında bu savaş bizim harbimiz değil. Avrupalılar yıllarca kendilerini yediler. Sonra biraz da İslam’ı yiyelim dediler. Savaş çıktı. Bizim başımızda bulunan Almanlar yüzünden biz de bu savaşa çekildik. Çanakkale İstanbul’un, yani İslam aleminin kapısıdır”.
ÇANAKKALE HİLAFETİN KAPISIDIR
Çanakkale neden bizim cehennemimiz oldu? Çünkü Batı uzun süre bizim içimizde adam yetiştirdi. Almanya 30 yıl subay, istihbaratçı yetiştirdi. Bütün bu emekler Osmanlı Devleti’ni 1914 yılında cehenneme sürükledi. Çanakkale olayları buradan başladı. Çanakkale Hilafetin kapısıdır. Çanakkale geçildiği zaman Hilafet yıkılır” diye düşünüyorlardı. Çanakkale’de mezarların incelendiği zaman kardeşlik manzarasının çıktığına şahit olabilirsiniz, “Anadolu’dan, Kudüs’ten, Halep’ten, Kosova’dan gelenler cihat ruhuyla Çanakkale’de savaştı. Hilal bünyesinde İslam’ı savundular. Karşı tarafta da benzer durum vardı. İngilizler ve sömürgeleri, Fransızlar ve sömürgeleri savaştı” ifadelerini kullandı. Çanakkale Savaşı’nda cihat fetvası verilmiş ve bu fetvanın yaygınlaşmasının İngilizler tarafından engellenmiştir.
“İSLAM BİRLİĞİ OLUŞTURULABİLİR”
Şimdi zaferlerle övünüp, yenilgilerle yerinmek boş. Bu tarih şuuru ile biz her alanda bir diriliş gerçekleştirebilir miyiz? Çanakkale’de şer birliği vardı. Çanakkale’de Siyon birliği vardı, 60 katırdan oluşan ve daha sonra bu birlik İsrail devletinin nüvesini oluşturacaktır. Filistin Cephesi’nde 5 bin Yahudi, İngiliz askeri elbiseleri içerisinde bize karşı savaştı. Ortadoğu’da şimdi ölen de öldüren de Müslüman. Ama kullanılan silah ve silahlar yabancı. Çanakkale, İslâm Birliği olan Hilâl’in Haç’a karşı bir birlikteliğiydi. Günümüzde Çanakkale’den alacağımız ilhamla yeniden bir İslâm Birliği oluşturabiliriz.
”OSMANLI’YI İYİ ANLAMALIYIZ
Çanakkale’de yaşanan olayları anlamamız ve ibret almamız gerekir. Haçlı zihniyetinin bin yıldır çalışıyor, bundan sonra da çalışmayı bırakacaklar gibi gözükmüyor. Osmanlı’yı iyi anlamamız lazım. Osmanlı 622 sene dünyaya nizam vermiş, haçlı emellerini engellemiştir. Hilafet Osmanlı’ya geçince tüm Müslümanlar himaye altına alınmıştır. Osmanlı halife sıfatıyla pek çok yere askerlerini, elçilerini göndermiş ve ümmetin namusunu korumuştur. Osmanlı’ya batılı gözle bakanlar, Osmanlı’nın sömürgeci olduğunu söyleyebilir ama gerçek öyle değildir. Örneğin Viyana kapılarına kadar asker gönderilmesinin amacı temelde oranın fethedilmesi değil, oradaki Müslümanlar üzerindeki baskıların kaldırılmasıdır. Osmanlı haçlı saldırılarına set çekmiştir.
MÜSLÜMANLARI KANDIRDILAR
Kendilerine karşı bir birlik olur da, bize karşı koyarlar diye korkuyorlar. Bunu önlemek için hilafeti kaldırmayı planladılar. 1909 yılında 2. Abdulhamit’e karşı 31 Mart olaylarını düzenleyerek halifeyi devirdiler. Osmanlı cahil, bilgisiz kişilerin eline geçti. Toprak kayıplarımızla beraber 100 binlerce askerimiz şehit oldu. Osmanlı ordusu hayalet ordu haline geldi. Halifeyi devirmek yetmezdi, tam sırası deyip halifeliği de kaldırdılar. Yetmedi Osmanlı’yı da yok ettiler. Osmanlı’ya en iyi darbeyi İstanbul’dan vururuz diyerek yola çıktılar. Çanakkale’yi alıp geçeceklerini düşünüyorlardı. Osmanlı bunun için önlemini aldı. Cihat Fetvası İlanı yaptı. Mukaddesata zarar geleceğini gördüğü için tüm ümmeti cihada çağırdı. Osmanlı topraklarındaki tüm Müslümanlara ulaştı fakat sömürge altındaki Müslümanlara bu fetva ulaştırılamadı. İngilizler ve Fransızlar bundan faydalanarak Müslümanları kandırdı. Almanlar topraklarınızı işgal etti deyip onları Çanakkale’ye getirdiler. Savaş başladığında Çanakkale siperlerinden ezan sesler geldiğinde anladılar. Direnenler öldürüldü. Maalesef bugün İslam beldeleri yine işgal altında.
”Kaynak: İslam’ı savundular

Paylaş: