0224 711 21 04

Bugün Günlerden; KUDÜS

Burası islamın ilk kıblesi Mescid-i Aksa,
Burası islamın ikinci mabedi Mescid-i Aksa,
Burası islamın üçüncü haremi-i Şerifi Mescidi Aksa,
Burası islam ümmetinin gözbebeği Mescid-i Aksa,
Burası yüzyıllardır dil,din,ırk ve mezhep fark etmeksizin bütün insanlığın ortak noktası Kudüs.

Bütün bunlar dünyanın her kesimi tarafından bilinirken ABD Başkanı Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacaklarına ve Amerikan Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacaklarına dair açıklama yapmıştır.
Trump sorumluluklarının bilinci ile hareket ederken, asıl hedefleri olan Büyük İsrail yolunda bu adımları bilinçli bir şekilde atarken, bu haksız ve hukuksuz adım karşısında sessiz kalmamak ve gereken adımları atmak her Müslümanın sorumluluğundadır.
1517-1917 tarihleri arasında Osmanlının himayesinde olan Filistin, dolayısıyla kudüs ve kutsal mabedimiz mescid-i aksa da tam dört asırdır o bölgede yaşayan herkesin can ve mal güvenliğini de muhafaza etmiş, diğer dinlere mensub olan muhtaç insanlara da ayrım yapmadan yardımda bulunmuştur.

Tam bir asırdır Filistinde devam eden israil işgali ve bu işgal karşısında İslam ülkelerinin üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmemeleri, olayları bu hale getirmiştir.
Kudüs’ün, Filistin’in ve bütün İslam Alemi’nin kurtuluş anahtarı olan birlikteliğin bir an önce hayata geçirilmemesi, bu günü hazırlayan, bu kararın alınması cesaretini oluşturan, bu pervasızlığı ortaya çıkaran sebepleri ortadan kaldıracaktır.
Kudüs’le ilgili böyle hadsiz ve hukuksuz bir tasarruf ABD’yi de İsrail’i de hiç ummadıkları bir neticeyle karşı karşıya bırakacaktır.
ABD, Afganistan’dan Irak’a, Suriye’den Libya’ya İslam coğrafyasını kana boyayan seri bir katildir.

Kadim bir İslam şehri olan Kudüs’ü, ilk kıblemiz olan Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak nitelendirmek ABD’nin bu coğrafyadaki tüm varlığının ve ilişkilerinin ciddi bir biçimde sorgulanacağı yeni bir süreci başlatacaktır. Siyonizmin işgal ve sömürü planlarının ortadan kaldırılması hedefine ulaşılması, Anadolu’nun imanlı ve inançlı evlatlarının öncülüğünde, İslam coğrafyasının tüm mazlum halklarının ortak mücadelesi ile gerçekleşecektir.

Alınan bu karar elbetteki bizim için yok hükmündedir. Ancak bu kararı alıp uygulamaya koyanlar şunu bilmeliler ki, Türkiye ve İslam dünyası olarak bu kararın yazılı olduğu kağıtları yırtıp atacağımız günler mutlaka gelecektir.

Türkiye Cumhuriyeti eski başbakanlarından merhum Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ın her fırsatta “Bizim milletimizin üzerindeki külü üflesen altından kor gibi iman ateşi çıkar” diye iftihar ettiği Aziz Milletimiz, bu tecavüz karşısında en gür şekilde sesini yükseltecek ve üzerine düşeni yerine getirecektir.
Bizler asıl olarak “Büyük İsrail” yolunda atılan bir adım olan bu haksız ve hukuksuz kararı tanımadığımızı, tanımayacağımızı, Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı Siyonizmin pencesinden kurtarmak icin, Büyük İsrail planının hedefe ulaşmasını önlemek icin, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da en kararlı bir şekilde mücadelemize devam edeceğimizi tüm dünyaya ilan ediyoruz.

Kudüs bizim onurumuzdur, iffetimizdir.
Böyle hadsiz ve hukuksuz bir sürece kimse reel politik söylemiyle izahat getiremeyecektir.
Her Müslüman’ın Kudüs’e olan bağlılığının ve sadakatinin, hükümetlerin ABD ve İsrail’le olan ilişkilerinden daha kuvvetli olduğunu herkes görecektir.
Siyonizm’in kuklası Trump ve politika yapıcıları bu küstahlıktan ve hadsizlikten mutlaka vazgeçmelidirler.
Aksi takdirde en az çelik kadar sağlam ve sert bir öfkenin hedefi olacaklardır.
Kudüs için adım atan kendi onurunu, iffetini, izzetini koruyacaktır.
Kudüs, İslam’ındır ve ebediyen İslamın kalacaktır.
Kudüs, Müslümanlarındır ve ebediyen Müslümanların kalacaktır.
Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.

Paylaş: